.Sözüm Ona.
OOO KİMLER GELMİŞ

Lütfen Giriş Yapınız,Yada Üye Olunuz!
Umarız Forumumuzda İyi vakit geçirirsiniz...



.Sözüm Ona.

.____ SÖZÜM ONA ____.
 
AnasayfaKapıGaleriAramaKayıt OlGiriş yapİLetiŞiM
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Sosyologlar sokağı önemli toplantı duyurusu.
Cuma Ara. 08, 2017 9:04 am tarafından Muhtesim

» bulutun gözyaşları
Cuma Ara. 08, 2017 8:04 am tarafından Muhtesim

» Sosyologlar sokağı ve Simas Dergisi
Paz Ara. 03, 2017 11:12 am tarafından Muhtesim

» Adananın tarihi ve Turistik yerleri
Çarş. Kas. 22, 2017 10:13 am tarafından Muhtesim

» Dostoyevski ve Dostoyevski
Ptsi Kas. 20, 2017 10:27 am tarafından Muhtesim

» fenerbahçe 4 - sıvasspor 1
Paz Kas. 19, 2017 8:29 am tarafından Muhtesim

» Thomas edison ve annesi
Paz Kas. 19, 2017 4:49 am tarafından Muhtesim

» eğer istediğin olmazsa
Paz Kas. 19, 2017 2:23 am tarafından Muhtesim

» sevgiyle paylaş.
Paz Kas. 19, 2017 12:59 am tarafından Muhtesim

» samiyetin mesafesi.
C.tesi Kas. 18, 2017 11:46 am tarafından Muhtesim

En iyi yollayıcılar
Muhtesim
 
berfin
 
karanfil
 
Necati
 
hzn
 
SusKun
 
Aslı
 
ela-gözlüm
 
buket_07
 
Şamil
 
Anahtar-kelime
sokağı kalbim sosyolog bıyık adamlığı Dostoyevski
SAAT
NAMAZ ÖĞRENİYORUM
NAMAZ HABERLERİ
  SİTENE EKLE
SİTENE EKLE
Kur’an-i Kerim OgReN
www.baktube.tr.gg
sitene ekle
İstiklal Marşı
İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy


GüNüN SöZü

Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderPaylaş | 
 

 Şerif Mardin’in din emziği

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Muhtesim
Admin
Admin
avatar

Ruh HaLi :
Hangi ülkedensiniz :
Mesaj Sayısı : 4070
Nerden : istanbul
Teşekkür Sayısı : 9209
Kayıt tarihi : 30/10/08

DoSt GüLLeRİ
ŞİİRLERİM: 22

MesajKonu: Şerif Mardin’in din emziği   Çarş. Eyl. 13, 2017 7:09 am

Zafer Toprak, hocası Şerif Mardin’i anlattığı söyleşisinde “Şerif Mardin’in özellikle din sosyolojisi alanındaki çalışmalarının AK Parti’nin yükselişine önayak olduğunu söyleyenler var. Böyle bir etkisi oldu mu sahiden?” sorusuna şu ilginç cevabı verdi: “Düşünce insanları her zaman siyaset çevrelerinde “kullanılır”[1]. Böylece düşünce siyaset ilişkisi bir kez daha gündeme geldi.

Toprak, sürdürüyor hocası Şerif Mardin’i tanıtmayı: “Şerif Mardin, Türkiye’de din sosyolojisini başlatan kişidir. Türkiye’de sosyoloji görece dinle mesafeliydi. Bu da bir ölçüde Cumhuriyet Türkiye’sinin sorunsallarıyla çok yakından bağlantılıydı. O yüzden, 1970’lerde akademik camiada din ile uğraşmak aslında cesaret işiydi. Şerif bunu yaptı.”

Böylece düşünce siyaset ilişkisi, sosyoloji alanında değil ama alt disiplin olan din sosyolojisi üzerinden ülke gündemine gelmiş oldu. Toprak’ın tespitlerinde biri doğru diğeri yanlış iki yaklaşım üzerinde duracağım bu yazıda.

TÜRKİYE’DE SOSYOLOJİ İSLAMA MESAFELİ DEĞİL DÜŞMANDIR

Önce Toprak’ın doğrusundan başlayalım: “Türkiye’de sosyoloji görece dinle mesafeliydi.” derken, çok iyimser ve nezaketli bir ifadede bulunmaktadır.

Bütün sosyal bilimler gibi sosyoloji de Türkiye’de Avrupa merkezli bir metodolojiyle etkinlik göstermiştir; dolayısıyla sosyoloji toplum mühendisliği işlevine indirgenmiş ve oryantalizmin bir alt dalı haline getirilmiştir.

Kısaca şöyle söyleyebiliriz: Türk sosyolojisinin kurucusu, bir Batıcı aydın olan Ziya Gökalp, II. Meşrutiyet döneminin olduğu kadar Cumhuriyet döneminin de en önemli sosyoloğu ve ideoloğudur. Ziya Gökalp, hayatının her döneminde sosyolog, politikacı ve reformisttir.

Ziya Gökalp, her iki dönemde de devletin dine müdahalesi politikasının ideoloğudur: İslam medeniyetinden çıkarılacak olan toplumu, Batı uygarlığına taşıma biçimini belirleyen ve sonradan Kemalizm adını alacak olan ideolojiyi, daha doğrusu devlet politikasını ortaya atmıştır: Ziya Gökalp, Şeyhülislamlığın kaldırılıp Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulması, eğitim ve yargının laikleştirilmesi, Türkçe ibadet ve dini hayatın ulusallaştırılması, kısaca etnoseküler milliyetçiliğin ve kurgulayıp kuramlaştırdığı protestan İslamlığının ideoloğudur.

Erken cumhuriyet döneminde Türkiye’deki sosyolojinin dine yaklaşımını tespit için din sosyolojisinin kaynakları olarak zikredilen Hüseyin Cahit’in 1924’te E. Durkheim’in “Dini Hayatın İbtidai Şekilleri” (2 cilt) adlı çevirisiyle, 1927’den itibaren Hilmi Ziya’nın “Dini İctimaiyat”la ilgili makale serisini göz önünde bulundurmak yeterlidir. Sözkonusu çalışmalarda din olarak Animizm, Naturizm, Totemizm gibi insanlığın ilk dinler ele alınmakta ve dinlerin evrimi çevresinde yapılan çalışmalardan öteye yeni bir şey getirmemektedir.

Ziya Gökalp’den sonra uzun yıllar sosyoloji çalışmaları birey, toplum ve devletin dinle ilişkisine ilişkin konulara girmemiştir. Pozitivizm etkisiyle siyasi yapılanmanın bu anlayışa göre şekillenme çabaları, din (İslam) üzerine çalışmalarda bir kırılmanın yaşanmasına neden olmuştur. İslam özelinde din görmezden gelinmiş, pozitivist-evrimci anlayış politik kaygılarla birleşince dinden uzak durulmaya çalışılmıştır.

Devletin dine müdahalesi döneminde Türkiye’de genelde sosyolojinin, özelde din sosyolojisinin Comte-Durkheim çizgisini sürdürmesi, onları bu dar alana sıkıştırmış, ayrıca dinlerin artık dönemlerini kapadığı varsayımı da din araştırmalarını durma noktasına getirmiştir.

Oysa Avrupa’da aynı dönemlerde Weber’in din sosyolojisi anlayışını sürdüren Batılı din sosyologlarının “anlayıcı sosyoloji” çerçevesinde önemli ve gittikçe artan çalışmalarla yeni açılımlar/kuramlar geliştirdikleri bilinmektedir. 1970 öncesinde, Avrupa merkezli bilim anlayışının hakim olduğu üniversitelerdeki sosyoloji, araçsallaşarak ve siyasallaşarak dine ve topluma müdahale eden, İslam medeniyetini ortadan kaldıran baskıcı politikalara alet olmuştur.

AMERİKANCILIĞIN İDEOLOĞU: ŞERİF MARDİN

Zafer Toprak’ın “Şerif Mardin, Türkiye’de din sosyolojisini başlatan kişidir.” tespiti yanlıştır.

Bir dönem Washington’daki Amerikan Üniversitesi İslami Araştırmalar Merkezi’nin başkanlığını da yapmış olan Şerif Mardin’in din sosyolojisi alanındaki ilk ve en önemli eserleri olarak, ilk baskısı 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları arasında yer alan “Din ve İdeoloji” kitabı, 1983’te İletişim yayınları tarafından çıkarılmıştır. Dolayısıyla bu kitabın yayınlanış tarihinden önceki süreci yok saymak gibi bir hatayla maluldür sözkonusu tespit. Şerif Mardin, “Din ve İdeoloji” kitabını, “Modern Türkiye’de Din ve Siyaset”, “Bediüzzaman Said Nursi Olayı: Modern Türkiye’de Din ve Toplumsal Değişim” adlı çalışmalarıyla din sosyolojisi alanındaki etkinliğini devam ettirmiştir.

1960’lı yılların ortalarından itibaren din, ideoloji ve kültür konularına ağırlık verdiği görülen Şerif Mardin’in yaklaşımlarında, Türk modernleşmesi ve Türk siyasal hayatı açısından, ortodoks devlet İslam’ı (ve İslam’ın devlet seçkinleri) ile heterodoks halk (volk) İslam’ı (ve İslam’ın halk seçkinleri) arasındaki ayrım çizgisi önemli bir analitik araç olma niteliği taşımaktadır. İslamiyet’in ‘volk İslam’ şeklinin, Türkiye’deki tarihi gelişmeler sonucunda bir yumuşak ideoloji haline geliş sürecini analiz etme girişiminde Şerif Mardin, bugün dahi İslam’ın bu formunun halk arasında dünya görüşünü nasıl şekillendirdiğini göstermeye çalışmaktadır. Tezi kısaca mahalle (taşra) baskısı, şehirlilere rağmen siyaseti belirliyorsa, bunun nedeni halk islamıdır, şeklinde ifade edilebilir. Doğrusu Amerikancılıktan kurtulmak için Mardin’in makale ve kitapları çözümlenip çürütülmeyi beklemektedir. Fırsat buldukça kitaplarına eleştirel yaklaşan, çözümleyen, sorgulayan, derinlikli yazılar kaleme almaya çalışacağım.

Türk modernleşme deneyimi içinde yaşanan süreçlere benzer gelişmeler, Mardin’e göre 19. yüzyıl Batı düşüncesinde de benzer yönelimlerle tartışılmıştır. Örneğin Durkheim, insanların, içinde saklanabilecekleri birincil ilişkilerin yoğun olduğu kurumlara dikkat çekmiş, insanların bu gibi kurumları modern dünyada bulamadıkları sürece modern dünyaya uymakta çekebilecekleri

zorluklara işaret etmiştir. Tönnies’in tabirleriyle söylemek gerekirse, gemeinschaft (geleneksel) ilişkilerden gesellschaft (modern) ilişkilere geçiş modern dünyanın en önemli uyum problemidir. Mardin’e göre bu kapsayıcı birincil ilişki özleminin, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde ümmet yapısından yeni çıkmış kimseler tarafından duyulmasını yadırgamamak gerekir. Volk İslam’ın gücünü ve etkinliğini biraz da bu özlemin giderilmesi konusundaki işlevlerinde aramak gerekir.

Devletin dine ve topluma müdahele politikasının ideoloğu olan Ziya Gökalp’ten sonra Şerif Mardin, 1970’lere girerken din eğitimine dönüş görüntüsü altında din emziğine alıştırma politikası demek olan Amerikancılığın ideoloğu olarak devreye sokulmuştur.

Türkiye’de 1960 sonrasında Amerikancılık, İngiltere ve Avrupa adına yükselişe geçen Kemalist ve sosyalist hareket karşısında başvurulan dini eğitime dönüş politikası görüntüsü altında toplumu din emziğine alıştırarak aile ve cemaati bitirmek; bireyciliği yaygınlaştırarak pragmatizm ve hedonizmi egemen kılmaktan ibaretti.

Şerif Mardin, Washington’daki Amerikan Üniversitesi İslami Araştırmalar Merkezi’nin başkanlığı döneminde ürettiği din emziğiyle Türkiye’de 1970 sonrasında toplumu uyutmayı başarmıştır. Dini emzik kullanımını ise dinin birey, toplum ve devletle ilişkisini araştırma konusu yapmayan sosyolojiye alternatif olarak ilahiyat fakültelerinde geliştirilen ve Erol Güngör’ün temsil ettiği sosyolojinin alt dallarından biri olan din sosyolojisindeki müspet birikimi berhava ederek başarmıştır.

[1] http://www.haberturk.com/gundem/haber/1626045-prof-zafer-toprak-sekuler-bilim-cevresi-serif-mardin-e-haksizlik-etti


''Bütün kadınlar çiçektir.Birisi KARANFİL''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://muhtesimturhan.yetkinblog.com
Muhtesim
Admin
Admin
avatar

Ruh HaLi :
Hangi ülkedensiniz :
Mesaj Sayısı : 4070
Nerden : istanbul
Teşekkür Sayısı : 9209
Kayıt tarihi : 30/10/08

DoSt GüLLeRİ
ŞİİRLERİM: 22

MesajKonu: Geri: Şerif Mardin’in din emziği   Çarş. Eyl. 13, 2017 7:26 am

Karşı hareketlere karşı başvurulan dini eğitime dönüş politikası görüntüsü altında toplumu din emziğine alıştırarak aile ve cemaati bitirmek; bireyciliği yaygınlaştırarak pragmatizm ve hedonizmi egemen kılmaktan ibarettir din emziği.


''Bütün kadınlar çiçektir.Birisi KARANFİL''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://muhtesimturhan.yetkinblog.com
 
Şerif Mardin’in din emziği
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
.Sözüm Ona. :: SoSyoLoGLar SokaĞı-
Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderBuraya geçin: